1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Işık: İşsizlikte sistematik düşüş var

Işık: İşsizlikte sistematik düşüş var

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, işsizlikte sistematik düşüş olduğunu belirterek, "Geçen yılın ocak ayına göre yarım puanlık düşüşle, toplamda 761 bin yeni istihdamın bir yılda oluştuğu yıl yaşadık. Bunlar son derece önemli" dedi.

A+A-

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, işsizlikte sistematik düşüş olduğunu belirterek, "Geçen yılın ocak ayına göre yarım puanlık düşüşle, toplamda 761 bin yeni istihdamın bir yılda oluştuğu yıl yaşadık. Bunlar son derece önemli" dedi.

Tüpraş Ar-Ge Merkezi'nin açılış töreninde konuşan Işık, dünyada ve Türkiye'de en önemli sektörün enerji olduğunu kaydederek, pek çok siyasi olayın yansımasında veya sebebinde enerji alanındaki rekabetin görülebileceğini söyledi.

Bu noktada ülkenin stratejik konumunu bildiklerini dile getiren Işık, bu alanda Türkiye'nin tartışmasız en büyük şirketinin Tüpraş olduğunu vurguladı.

Işık, devlet yatırımıyla kurulan Tüpraş'ın çok önemli ihtiyaçları karşıladığına dikkati çekerek, şirketin özelleştirildiği dönemde "Tüpraş stratejiktir, özelleştirilemez" diye inanılmaz tartışmalar çıktığını anımsattı.

O dönemde Kocaeli'de partisinin il başkanlığını yaptığını hatırlatan Işık, şöyle devam etti:

"Çok ciddi yani kelli felli adamlar edebi, felsefi gerekçelerle bu özelleştirmeye karşı çıkmışlardı ama bugün burada hem tanıtım filminde hem de genel müdürümüz Yavuz Bey'in ortaya koyduğu rakamlarla ne kadar doğru iş yaptığımızı, Tüpraş'ı özelleştirmekle Türkiye'nin geleceğine yönelik ne kadar iyi adım attığımızı bir kez daha görmüş olmanın gururu ve kıvancını yaşadım. Yani 5 milyar dolara yakın yeni yatırım. Devlet mantığıyla ve bürokrasisiyle bu 5 milyar dolarlık yatırımı yapmanız öyle kolay değil. Bu kadar yeni istihdamı sağlamanız hiç kolay değil.

Burada Koç ailesinin değerli mensupları var, eminim ki Koç ailesinden de olsanız, sırtınız terlemeden maaş alamazsınız. İşte bu sayede Tüpraş, dünya markası haline geldi."

Türkiye'nin hedefsiz, dümeni kırık gemi olmadığını, aksine 2023 hedeflerine ulaşma noktasında kararlı adımlar attığını aktaran Işık, 11-12 yıllık dönemde ülkeye çok ciddi mesafe kazandırdıklarını anlattı.

- 2023 hedefleri

Işık, Türkiye'nin 233 milyar dolarlık Gayri Safi Milli Hasılası'nın (GSMH) 820 milyar dolara ulaştığını vurgulayarak, bunun önemli olduğunu ama yeterli görmediklerini ifade etti.

Cumhuriyetin 100. yılında 2 trilyon dolarlık GSMH hedeflendiğine dikkati çeken Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, 500 milyar dolar ihracat hedefliyor. 36 milyar dolardı ihracatımız, 152 milyar dolara geldik. 2023 yılında sadece Kocaeli'nin ihracat hedefi 50 milyar dolar. Yani 20 yıl önce bir ülkenin yaptığı ihracatın 1,5 katını bu şehir 2023 yılında yapacak. Kişi başına düşen milli gelir, 3 bin 300 dolardı. 11 bin dolarlar seviyesine getirdik ama hedefimiz 25 bin dolar. Bunlar güzelhedefler, gelinen mesafe önemli ama koyduğumuz hedeflere ulaşmak için bazı olmazsa olmaz çalışma alanlarımız var."

- İşsizlik rakamları

Işık, işsizliğin yüzde 5'in altına düşürülmesini hedeflediklerini anımsatarak, yeni açıklanan işsizlik rakamlarına göre son derece sevindirici gelişmeler olduğunu aktardı.

Işık, şunları belirtti:

"İşsizlikte sistematik düşüş var. Geçen yılın ocak ayına göre yarım puanlık düşüşle... Toplamda 761 bin yeni istihdamın oluştuğu yıl yaşadık. Bunlar son derece önemli. Hele hele Türkiye'nin her sene çalışma yaşına gelen genç nüfusunu da hesabın içine katarsanız elde edilen, ulaşılan rakamın ne kadar değerli olduğunu görürüz. Tabii Türkiye, eğer 2 trilyon dolar Gayri Safi Milli Hasıla'ya, 500 milyar dolar ihracata ulaşacaksa, Türkiye'nin geldiği teknoloji düzeyini de hesaba kattığınızda ve ülkenizin de tam orta gelir tuzağı içinde bulunduğunu düşündüğünüzde, yapmanız gereken en önemli çalışma alanı araştırma-geliştirme ve inovasyon çünkü artık bu teknoloji düzeyinde gelişmiş ülkelerin size teknoloji bahşetmesi mümkün değil."

Işık, dün TÜBİTAK'a bağlı Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsünde (SAGE) olduğunu anlatarak, çok güzel projelerin hayata geçtiğini ve geçmeye devam ettiğini söyledi.

SOM füzesinin tamamen yerli imkanlarla orada yapıldığını dile getiren Işık, "Tabii bazı komponentler dışarıdan alınıyor. Şimdi bir parça var, jet motoru, 300 kilometre menzilin üzerine çıktığınız zaman satış yasağı var. Niye? Ondan ötesi kendi rekabet alanına giriyor. Dolayısıyla bu teknoloji düzeyinden sonra artık kendi teknolojinizi üretmek ve geliştirmek zorundasınız. Onun için de biz 2002 yılında yüzde 0,42 olan Ar-Ge harcamasını şuanda yüzde 1'ler seviyesine getirdik ama hedefimiz 2023'te Gayri Safi Milli Hasılamızın yüzde 3'üne ulaşmak. Bunun da üçte ikisini özel sektörün, üçte birini de kamunun yapması" şeklinde konuştu.

BilimSanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin ilk 500 sanayi kuruluşu içinde Ar-Ge merkezine sahip 68 sanayi kuruluşu bulunduğunu belirterek, bunun yetersiz olduğunu, tamamına yakınında aynı merkezlerin bulunması gerektiğini söyledi.

Tüpraş Ar-Ge Merkezinin açılış töreninde konuşan Işık, Türkiye'nin Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin zayıf olduğunu, bu işe çok geç başladığını kaydederek, dünyanın Türkiye'den çok daha önce başladığını ve önemli mesafeler aldığını anlattı.

Geç kalınmışlığın farkında olduklarından Ar-Ge'ye önemli destekler sunduklarını vurgulayan Işık, "Diyoruz ki 'Türkiye'de Ar-Ge ve inovasyon noktasında kim harcama yapmak istiyorsa,harcamasının en az yüzde 40'ını devlet olarak biz finanse edeceğiz" şeklinde konuştu.

Işık, Tüpraş Ar-Ge Merkezi'ne 100 milyon liraya yakın yatırım yapıldığına dikkati çekerek, "Sevindirici olan da şu, yaklaşık 40 milyon liraya yakın destek vermişiz. Yani 40 milyon lirayayakın destek Koç Grubu için çok anlamlı olmayabilir ama devletin bu noktada yanında olduğunu hissetmesi, sadece Koç grubu için değil, Türkiye'de Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapan her şirket, kurum için çok önemli" ifadesini kullandı.

- "Ar-Ge merkezi sayımız 157'ye ulaştı"

"Ar-Ge merkezi sayımız 157'ye ulaştı, çalışan personel sayımız 20 bini geçti. Bu, son derece önemli" diyen Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeni bir adım daha attık, Ar-Ge merkezinde en az çalıştırılması gereken tam zamanlı personel sayısını 50'den 30'a indirme yetkisini Bakanlar Kuruluna verdik. Artık ölçekli işletmeleri de Ar-Ge noktasında destekliyoruz, teşvik ediyoruz. 2023 yılında 2 trilyon dolar Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) hedefimizin 60 milyar doları Ar-Ge bütçesi olacak. Ar-Ge harcamasının 40 milyar dolarını özel sektör yapacak. 20 milyar dolarlık kısmını da biz, kamu yapacak.

Bazen yaptığınız çoğu araştırmayı çöpe atmak riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. İşte burada ülkenin kaynaklarının en etkin ve verimli şekilde kullanılması, Ar-Ge ekosistemimiz açısından da ülkemizin hedeflediği noktaya gelmesi açısından da çok önemli."

Sanayi kuruluşlarının üniversitelerle işbirliği yapmasını istediklerini vurgulayan Işık, işbirliği yapanlara ciddi destekler verdiklerini kaydetti.

SAN-TEZ Programı'nda gördükleri eksiklikler üzerine bu yıl yönetmeliği revize ettiklerine dikkati çeken Işık, "Bir sanayicimiz, üniversite öğretim üyesiyle bir sorunun çözümü için bir araya gelirse, proje yaparsa maliyetinin yüzde 85'ine kadarını bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Yüzde 85'ine kadarını yani neredeyse finansmanın tamamı bizden, yeter ki bu birlikteliği sağlayalım" diye konuştu.

- "Ar-Ge desteklerinin etki değerlendirmesini yapacağız"

Işık, Ar-Ge personelinin tam zamanlı çalışma zorunluluğunun üzerinde çalıştıkları ama henüz formülünü tam üretmedikleri konu olduğuna işaret ederek, korkularının bu personelin araştırma ve geliştirme yerine üretimde çalıştırılması olduğunu dile getirdi.

Tek kuruşun heba edilmemesini sağlamanın görevleri olduğunu, bu noktada Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü bünyesinde Etki Değerlendirme Daire Başkanlığı kuracaklarını aktaran Işık, şunları belirtti:

"Artık Ar-Ge merkezlerimize, teknokentlerimize TÜBİTAK'ın, KOSGEB'in, diğer Ar-Ge finansmanı sağlayan kamu kurumlarının verdiği desteklerin etki değerlendirmesini yapmaya başlayacağız. Bu, bizim için adeta deniz feneri niteliğinde rehberlik görevi yapacak. Artık el yordamıyla veya kaba verilerle değil, daha milimetrik ölçümler yapma imkanımız olacak vedestek mekanizmalarımızı artık çok daha iyi analiz, etki değerlendirmeleri sonucunda oluşturacağız. İnanıyorum ki Ar-Ge merkezlerimizin de Türkiye'nin toplam Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin de çok daha güçlenmesini sağlamış olacağız."

Işık, Ar-Ge merkezlerinin sayısını yetersiz bulduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'nin ilk 500 sanayi kuruluşu içinde Ar-Ge merkezi olan sanayi kuruluşu sayımız 68, bu yetersiz bir rakam. Bana göre 500 kuruluşumuzun tamamına yakınında Ar-Ge merkezi olmalı. Teknokentlerimizin mutlaka hem sayılarının hem de niteliklerinin arttırılması ihtiyacımız var. Orta gelir tuzağından kurtulmak, ülkenin cari açığının kapatılmasını sağlamak ve enerjide dışa bağımlılık oranını aşağı çekmek açısından bu alana yatırım yapmayı sürdürmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu.

 

 

 

Kaynak: AA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.