1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Akciğer kanseri 5-7 yıl içinde ölümcül olmaktan çıkacak

Akciğer kanseri 5-7 yıl içinde ölümcül olmaktan çıkacak

Akciğer kanseri 5-7 yıl içinde ölümcül olmaktan çıkacak

A+A-

Akciğer kanserinde ilk kişiye özel tedavi 2004 yılında kullanılmaya başlandı. On yıl sonra bugün, artık akciğer kanserlerinin yarısından fazlasının genetik şifresi çözüldü.  Uzmanlara göre 5-7 yıl içinde akciğer kanserinin ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik bir hastalığa dönüşmesi bekleniyor.

 

Avusturya Graz Üniversitesi Patoloji Enstitüsünden Prof. Helmut Popper, sürdürülen çalışmalar sayesinde, önümüzdeki 5-7 yıl içinde akciğer kanserinin ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp kronik bir hastalığa dönüştürüleceğini de ifade ederek şöyle konuştu: “Geçmişte elimizde sadece kemoterapi vardı. Ne yazık ki hastaların çoğu kemoterapiden yarar elde edemiyordu. Ama artık hastaları seçiyoruz. Her kanserin genetik bir profili var. Bu kanserlerle mücadele etmekte olan hastalara genetik profile özel hedefli tedaviler veriliyor. 2004’te akciğer kanserinde ilk kişiye özel tedavi kullanılmaya başlandı. Bu hedefli tedavilerle klasik kemoterapiye göre daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Neredeyse her altı ayda bir akciğer kanserinde yeni bir hedefi keşfediyoruz. Önümüzdeki 5-7 yıl içinde akciğer kanseri içinde EGFR, ALK, ROS gibi farklı gen mutasyonları taşıyan 20 farklı hasta grubuna özel 20 farklı ilaç grubundan bahsedeceğiz” dedi.

 

Prof. Popper, kişiye özel tedavilerle hastaların yaşamlarında diğer tedavilere göre yaklaşık 12 aylık bir uzama kaydedilebildiğini vurguladı. “Bu sürenin sonunda bu ilaçlara direnç gelişse de bunu takiben etkili olan yeni hedefli ajanlar da geliştiriliyor. Böylece hayatın tekrar uzatılabilmesi için ikinci bir şans elde ediliyor. Bu tedaviler hastaların her gün ağızdan kullandığı tabletler şeklinde. Böylece hastalar evden tedavilerine devam edebiliyor. Halbuki damardan uygulanan kemoterapileri aldıkları zaman hastanede kalmaları gerekiyor” dedi.

 

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Büge Öz akciğer kanserinin en yüksek oranda görülen kanserler arasında olduğunu belirterek “Erken fark edildiğinde tedavi seçeneklerinin başarı şansı artmaktadır” şeklinde konuştu. Son yıllarda kanser tedavisinde tek bir tedavi uygulamasından “kişiye özgü tedavi”  yaklaşımına geçildiğini vurgulayan Prof. Dr. Büge Öz “Akciğer kanserlerinin yarısından fazlasında tümör gelişiminde rol oynayan genetik değişiklikler artık bilinmektedir. Böylece hastalara etkili ve çok daha az yan etkisi olan tedaviler uygulanabiliyor” dedi.

 

Prof. Dr. Öz yeni nesil kişiye özel ilaçların avantajlarını şöyle özetledi: “Bu ajanlar klasik kemoterapi ilaçlarının aksine sadece hedef tümör hücrelerine etki ediyor ve vücudun savunma ve diğer hücrelerini yok etmiyor. Böylece hastalar tedavi süresince normal yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Kanser teşhisi ve tümörün genetik tipinin belirlenmesi için gerekli moleküler-genetik testler, onkolog ile patoloğun yakın ilişkide olmasıyla daha kolay ve daha kısa sürede gerçekleşebiliyor. Bu sayede hasta açısından da zaman kaybı önlenmiş oluyor.”

 

Hızlı teşhis ve tedavi için genetik test yapılmalı

Prof. Helmut Popper onkoloğun istemesini beklemeden adenokarsinom olduğunu anladığı anda patologların direkt olarak genetik test uygulamasının daha doğru olduğunu belirtti. “Bazı hastaların durumları ciddi ve cerrahi olamayacak durumda hastalar olabiliyor. Tedavisiz bir hafta bile geçirme lüksleri yok. Eğer patolog hemen test etmez ve onkologdan bu kararı beklerse bu hastaya vakit kaybettirecektir. Bu nedenle biz Avusturya’da onkologlar ve patologların ortak kararıyla hemen anında ‘refleks’ test uygulamasına geçtik” diyerek tanıda gecikme yaşanmaması ve tüm hastaların yeni nesil tedavilerden faydalanması için sosyal sağlık sisteminin önemini vurguladı.

 

Sigara içen kadınlarda kanser riski daha fazla

Prof. Helmut Popper sigara içen erkeklere göre kadınlarda akciğer kanserinin daha hızlı geliştiğini vurgulayarak bağımlıları uyardı. Erkeklerde sigaraya başladıktan 25-30 yıl sonra akciğer kanseriyle karşılaştıklarını söyleyen Prof. Popper, kadınlarda kanserin 15 yıl gibi kısa bir sürede ortaya çıkabildiğini belirterek “12 yaşında sigaraya başlayan bir kız çocuğunda, 30 yaşında akciğer kanseri gelişebilir” dedi.

 

Akciğer kanserlerinin yaklaşık %80’i sigara içiciliğiyle ilgili

Küçük bir grup dışında tüm akciğer kanserlerinde sigarayla ciddi bir ilişki olduğunu vurgulayan Prof. Helmut Popper “Sigara bırakmak kolay bir şey değil. Nikotin eroin gibi bağımlılık yapan bir madde. Özellikle de ağır içiciler için bırakmak daha zor. Ama akciğer kanseri tanısı konduktan sonra bile sigarayı bırakmanın faydası var. Eğer akciğer kanseri tedavisi için ameliyat olacaksanız, sigarayı bırakmak cerrahi sonrası iyileşmeyi de hızlandırabilir, tekrarlama oranlarında da düşüş sağlayabilir” diyerek sigarayı bırakmanın önemini vurguladı.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.